iletisim@fikirfikriyat.com

Sene 1990. O yıl diğerlerinden farklıydı,

neden mi?

 

1 Ocak 1990: Ruanda İç Savaşı başladı.
( Ruanda nere birader? )

2 Ocak 1990: Devrimci-Sol örgütünün önemli isimlerinden Sinan Kukul Metris Cezaevi’nden firar etti.
( 1 gün önce kaçsa yılbaşında ortamlardaydı, kısmet. )

4 Ocak 1990: Pakistan’ın Sindh bölgesinde bir yolcu treni, bir yük treni ile çarpıştı: 300 kişi öldü.
( Olacak iş değil. )

7 Ocak 1990: Pisa Kulesi, 800 yıllık tarihi boyunca ilk kez güvenlik gerekçesiyle ziyaretlere kapatıldı.
( Ben itiyor muşum gibi çeksene. )

21 Ocak 1990: Adnan Oktar ve müridi oldukları öne sürülen 66 erkek ve 68 kadın gözaltına alındı.
( Kediciklere bi huzur vermemişler. )

22 Ocak 1990: Sovyet lideri Gorbaçov, Kızıl Ordu askerlerinin ayaklanmayı bastırmak üzere Azerbaycan’a yollandığını açıkladı.
( Kalinka, kalinka, kalinka maja! )

31 Ocak 1990: Moskova’da ilk McDonald’s açıldı.
( Sadece 1 Ruble farkla vodkalı big mac ister misiniz? )

14 Şubat 1990: Yılmaz Güney’in Umut filmi İstanbul’da gösterime girdi.
( Ramazan’ı bulun, Ramazan’a 5000 lira verin. Gerisi malum )

11 Mart 1990: Litvanya tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etti.
( Hepinizden tiksiniyorum )

25 Nisan 1990: ABD uzay mekiği Discovery’nin mürettebatı, ilk uzay teleskobu Hubble’ı yer çevresinde yörüngeye oturtmayı başardı.
( Dünya dönmüyor oğlum güneş dönüyor. Dünya düzdür, adaleti yoktur. )

5 Mayıs 1990: İlk özel televizyon kanalı olan Magic Box şirketinin Star 1 televizyonu programlı yayına başladı.
( Gazete ile verilen Pringles der susarım. Ah be “Cem Başkan” )

22 Mayıs 1990: Microsoft, Windows 3.0’ü piyasaya sürdü.
( Gta 5 açıyor mu Bill abi? )

30 Mayıs 1990: Fransa, deli dana hastalığı nedeniyle İngiltere’den sığır ve sığır eti ithalini yasakladı.
( Yarı fiyatına bizimkiler alırdı aslında. )

20 Haziran 1990: Ziraat Bankası, Ziraat-Visa adıyla yeni bir kredi kartı uygulaması başlattı.
( Bunu duyan Karagümrük çetesi, kart kopyalama ve şifre çalma uygulamasını başlattı. )

3 Ekim 1990: İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Doğu Almanya ve Batı Almanya olarak iki devlet halinde ayrılan Almanya, Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla birleşti.
( İnsanlığa çizili sınır, malum bir ülkede olsa, adını SEVGİ DUVARI yapıp turist çekerlerdi. )

21 Ekim 1990: Genel nüfus sayımı: Türkiye’nin nüfusu 56.473.035.
( O zamanlar 80 milyon bizi izliyor geyiği yok tabi. )

14 Aralık 1990: Polonyalı futbolcu Koseçki 2 milyon dolara Galatasaray’a transfer oldu; bu rakam Türkiye’de o güne kadar ödenen en yüksek transfer ücretiydi.
( Finansal fairplay yok tabi o zamanlar. )

30 Aralık 1990: Türkiye İnsan Hakları Vakfı kuruldu.
( İnsanın bi gülesi geliyor.)

“Hiç güzel şeyler olmadı mı?” arkadaş dediğinizi duyar gibi falan değilim. Ama oldu, kış bitmeye yakındı hava soğuk ama böyle uzun kollu bir kazakla dursan durursun ( bu nasıl bir betimleme, ama Samsun’lular anlar, tipik Samsun havası işte ) havası vardı Samsun semalarında. Takvimler 16 Şubat 1990’ı gösteriyordu. Bir bebek açtı gözlerini dünyaya, ( Metin senden bebek falan diye bahsediyorum, iş gereği kardeşim ) tostoparlak sağlıklı nur topu gibi. Takvimler durmuyordu tabi, ilerledikçe ilerlediler bahara çok yaklaşmıştık. Hava, üstüne bir şey alsan bunaldığın, almasan üşüdüğün lanet pis bir hava. Takvimler bu sefer 29 Mart 1990’ı gösteriyor. 2. Bir tostoparlak vakası ile karşı karşıyayız. Allah’ım nasıl şirinim nasıl, nasıl güzel bir bebeğim ( Merhaba Oğuzhan ben. Neyse kendimi övme kısmına ilerleyen dakikalarda devam ederiz. ) Bu iki bebek ilkokulun bir döneminde ( hala emin değiliz ilkokul 3 mü 4 mü ) aynı sınıfta, aynı sırada denk gelir.

Sıranın sağ tarafında Metin, sol tarafında Oğuzhan orta sona kadar birlikte yan yana okudular, durmadılar aynı liseye gittiler bir o kadar da lisede devam ettiler. Derken yıl oldu mu sana 2010 Oğuzhan askere Metin Üniversiteye gitti ( Bu satırları yazarken Nazan Öncel’den Gitme Kal Bu Şehirde çalıyor. Gitmeee gitmeee, gitme kal bu şehirde, gitmeee gitmee yazık olur bize ) 1,5 Sene Sonra ikilinin yolu Samsun’da kesişti ( Askerden döndüğümde otogarda beni almak için bekliyordu ) Muhasebe Metin’i sarmamış olacak ki Grafik Tasarım için hazırlanmaya başlamış hatta hazırlanmış. Bir sabah ansızın Konya Selçuk Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümünde buldu Metin kendini. Oğuzhan durur mu? Yapıştırmış cevabı; Selçuk Üniversitesi Halkla İlişkiler Reklam Tanıtım. Yine yan yana aynı evde geçen seneler. Okul biter bu çocuklar kaçar dediklerinden sonra, “i have a dream” diyen bu gencolar, yıllardır üstüne konuştukları bazen konuşmadan anlaştıkları, üzerine ince eleyip sık dokudukları fikirleri üstüne yoğunlaştılar. Bir fikir bulmalıydılar, iyi bir fikir, güzel bir fikir. Fikir? Hmm fikir? Eureka Euraka Fikir Fikriyat olsa gerek bu fikrin adı.

1990 yılının kış bitimi bahar başlangıcında dünyaya gelen bu iki ADAM’ın ( Burdan Arda Turan’a selam olsun ) şimdi bir fikirleri var.

FİKİR FİKRİYAT
DİJİTAL REKLAM AJANSI

Yukarı Çık